Âşıklık Geleneği ve Âşık Şiirinin Kaynakları
Okuma süresi yaklaşık 8 dakika
Âşık tarzı halk edebiyatı, din dışı konuları işleyen ve âşık adı verilen saz şairlerinin ürünlerinden oluşur. Umay Günay'ın belirttiği gibi âşıklık geleneği, rüyada âşık olma ve usta-çırak ilişkisi gibi yönleriyle şamanlık geleneğine benzer; ozanın yerini âşık, kopuzun yerini bağlama almıştır. Âşık, tapşırma denen mahlasını son dörtlükte söyler; doğaçlama söyler, âşık meclislerinde atışır ve muamma çözer. Saz çalamayan şairlere kalem şairi denir. Ürünlerin ana kaynağı cönklerdir; Saim Sakaoğlu cönkleri Türk kültürünün tapusu diye niteler. Yazılı kaynaklar arasında tezkireler, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si, menakıbnameler, Divanü Lügati't-Türk ve âşıklar hakkında bilgi veren şairnameler sayılır.
Geleneğin kökü
İslamiyet öncesinin şaman, kam, baksı ve ozan adlı çok görevli din adamlarının Anadolu'da şiirle uğraşan torunlarına âşık denmiştir; kopuzun yerini bağlama alır. Umay Günay, âşıklık geleneği ile şamanlık geleneğinin rüyada âşık olma ve usta-çırak ilişkisi gibi yönlerden birbirine benzediğini belirtir. Âşık; sürekli gezer, şiir söyler, hikâye anlatır, meclislerde atışır ve muamma söyleyip çözer.
Genel özellikler
Nazım birimi dörtlük, ölçü hecedir; 17. yüzyıldan sonra Âşık Ömer ve Gevherî ile beyit ve aruz da kullanılır. Şiir, bağlama eşliğinde ve doğaçlama söylenir; saz çalamayanlara kalem şairi denir. İcra yerleri köy odası, kahvehane, konak ve panayırdır. Dil sadedir; konu halkın yaşayışı ve doğadır. Mahlasa tapşırma denir ve şiirin tapusu sayılır. Yetişme yolu usta-çırak geleneği ile pir elinden bade içmedir; gelenek, Emrah Kolu ve Şenlik Kolu gibi âşık kollarıyla yaşar.
Âşıkların tasnifi
Eğitim durumlarına göre âşıklar, saz çalamayan kalem şairleri ile meydanda sazla atışan meydan şairleri diye ikiye ayrılır. Yetiştikleri çevreye göre tekkede yetişenler (Pir Sultan Abdal), köyde yetişenler (Ruhsatî) ve göçebeler (Karacaoğlan, Dadaloğlu) sayılır; Çıldırlı Âşık Şenlik Doğu Anadolu'nun, Âşık Veysel İç Anadolu'nun bölgesel yüzleridir.
Cönkler
Âşık şiirinin ana sözlü kaynağı olan cönkler; dana dili, sığır dili, sefine ve supara adlarıyla da anılır. Uzunlamasına, aşağıdan yukarıya açılan ve çoğu meşin kaplı defterlerdir; Arap harfleriyle, düzensiz ve imlası bozuk biçimde tutulur, yazanı çoğu kez belli değildir. İçinde koşma, türkü, mani ve ilahilerin yanında büyü, halk hekimliği ve divan edebiyatı ürünleri de bulunur; besmele ile başlayıp temmet ile biter. Saim Sakaoğlu cönkleri, atalarımızın adımıza tescil ettiği kültür tapuları diye över.
Yazılı kaynaklar
Tezkireler, özellikle aruz kullanan âşıklar hakkında bilgi verir. Evliya Çelebi Seyahatname'sinde saz şairlerine kısaca değinir; menakıbnameler tekke sanatçılarının yanında saz şairlerini de anar. Divanü Lügati't-Türk, iki yüz dolayında şiiriyle ve Uygur şairi Çuçu'yu anmasıyla önemli bir kaynaktır. Âşıklar hakkında en zengin bilgiyi şairnameler taşır: Âşık Ömer'in Şairname'si, Sun'î'nin Tekerleme'si ve Gubarî'nin Şairname'si bu türün anılan örnekleridir.
Kavram kapanı
Tapşırma yalnızca mahlas söylemenin adıdır; onu nazım biçimi sanan seçenekler yanlıştır. Kalem şairi kavramı da tuzaklanır: Kalem şairi saz çalamayan şairdir, eğitimsiz şair demek değildir. Cönk sorularında defterin düzenli ve tek yazarlı gösterilmesi yanlış yargıdır.
Önemli notlar
- Bade içme motifi âşıklığa özgü değildir; şaman ve destancı olmada da görülür, bu bağ Anonim Halk ünitesindeki hikâye konusuyla birlikte çalışılmalıdır.
- Âşık şiiri geleneğinin MÖ 3. yüzyıla kadar geri götürülebileceği kabul edilir.
Akılda tutma ipuçları
- Geleneğin dönüşümünü tek cümleyle tutabilirsin: Ozan âşığa, kopuz bağlamaya, sagu ağıta dönüşür.
- Cönk adlarını hayvan diliyle kodlayabilirsin: Dana dili ve sığır dili, defterin uzunlamasına dil biçiminden gelir.
ÖSYM uyarıları
- "Âşık şiiri hazırlıklı ve yazılı üretilir" yargısı yanlıştır; icra doğaçlamadır, hazırlık yapılmaz.
- Şairnameyi tezkireyle karıştıran seçenekler gelir: Tezkire divan geleneğinin, şairname âşık geleneğinin biyografi kaynağıdır.
Bu konuda sınavda ne beklenir?
- Âşıklık geleneğinin şamanlık geleneğiyle bağını ve genel özelliklerini açıklama
- Âşıkların tasnifini (kalem-meydan şairleri; yetiştikleri çevre ve bölge) yapma
- Âşık şiirinin sözlü ve yazılı kaynaklarını (cönk, şairname, tezkire) tanıma
Kendini sına
Âşıklık geleneğini şamanlık geleneğine benzeten araştırmacı kimdir?
Umay Günay'dır; rüyada âşık olma ve usta-çırak ilişkisi ortak yönlerdir.
Tapşırma nedir?
Âşığın son dörtlükte söylediği mahlasıdır; şiirin tapusu sayılır.
Kalem şairi kime denir?
Saz çalamayan, müziksiz şiir söyleyen halk şairine denir.
Cönklerin diğer adları nedir?
Dana dili, sığır dili, sefine ve suparadır.
İlk şairname hangisidir?
Âşık Ömer'in 58 dörtlükten oluşan Şairname'sidir.
Âşık şiirinde beyit ve aruz kimlerle başlar?
On yedinci yüzyılda Âşık Ömer ve Gevherî ile başlar.